5 Nisan 2013 Cuma

Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor



Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres: The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.

Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.



Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.

Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.

Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.

Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…

Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

6 Kasım 2012 Salı

Tohumlarımızın Nesli Tehlike Altında!


Binlerce yıllık tarım geleneğini barındıran Anadolu topraklarında yetişen yerli tohumlar yaşamın sürekliliğini temsil ediyor.

Atadan kalma tohumlarımız;

* Lezzetli ve sağlıklı gıdaların temini için birer genetik hazinedir
* Binlerce yıldır değişen koşullara uyum sağlayarak günümüze ulaşmayı başarmış numunelerdir
* Tarımsal biyoçeşitliliğin önemli bir parçası ve yaşamın sürdürülebilirliğinin olmazsa olmazıdır
* Dışarıya bağımlı kalmaksızın ülkemizin gıda güvenliğinin teminatıdır

Ancak bugün Anadolu’ya özgü yerel tohum çeşitliliğimiz yok oluyor. Tek seferlik, ticari tohumların egemenliği nedeniyle gıdamızın ve geleceğimizin güvencesi yerli tohumların nesli tehlike altında! Yeryüzünde zengin çeşitlilikteki yaşamı sürdürebilmek, atalık tohumlarımızı gelecek kuşaklara aktarmamıza bağlı.

TOHUM TAKAS AĞI, yüzyılların bilgisini taşıyan yerli tohumlarımızın korunup yaygınlaşmasını amaçlıyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin, Adım Adım Oluşumu desteğiyle yürüttüğü TOHUM TAKAS AĞI KAMPANYASI’na destek olarak,

* Anadolu’nun dört bir yanındaki ekolojik çiftliklerde yerli tohumların çoğaltılarak paylaşılmasını sağlayacak;
* Bu toprakların yüzlerce yıllık bereketinin, lezzetinin, besin zenginliğinin ve kültürünün gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için sağlam patikalar oluşturacaksınız.

Verdiğiniz desteğin her kuruşu binlerce yeni tohuma dönüşecek...




Kredi kartı ile bağış yapmak istiyorsanız: https://www.bugday.org/portal/BagisAdimAdim.php

EFT/havale yoluyla bağış yapmak istiyorsanız:
Alıcı Adı: Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
Garanti Bankası Karaköy Şubesi - Şube No: 400
Hesap No: 6295240
IBAN No: TR67 0006 2000 4000 0006 2952 40

www.bugday.org - www.yasasintohumlar.org
facebook.com/BugdayDernegi
twitter.com/BugdayDernegi
Twitter paylaşımlarınız için hashtag: #YasasinTohumlar

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

27 Ekim 2012 Cumartesi

Aşka 12 Mil Kala


Yitik Ülke ve Potkal Kitap Yayınları geçen hafta Murat Yazıcı'nın "Aşka 12 Mil Kala" şiir kitabını yolladı. Ardahan'da doğan Murat Yazıcı ödüllü bir şair. Gerçi şiirleri ile tanışmam Aşka 12 Mil Kala ile oldu. Bundan sonrasında ise takibimde.

Çünkü şiirleri çok beğendim. Evrensel duygular sade bir dille anlatılmıştı. Şiirde sadeliği çok seven bir insan olduğum içinse; sevdim bu kitabı. Şiirde yazılan ve okunan duygular özneldir. Bu nedenle Aşka 12 Mil Kala'yı kendi anlamınızı verebilmeniz için okumalısınız.

Kitaptan sevdiğim kısa bir şiir...
(B)eklenti
seni gördüğüm günden beri
gökyüzüne kurduğum sarkaçla
düş çekiyorum yıldızlara.

Kitapla ilgili daha fazla bilgi için...

3 Ekim 2012 Çarşamba

Dertsiz Oyun


Kumbaracı50'de 26. oyununu oynayan "Dertsiz Oyun" Altıdan Sonra Tiyatro'nun doğaçlama ile kurguladığı aslında "dertli" bir oyun. Oyunun derdi ise biziz. Yani seyirci. On iki kişilik kadrosunun perfonmansı ile 50 dakika süren oyun; seyircinin sahip olduğu maskeleri seyircisi olduğu oyunda abartılı bir beden diliyle anlatıyor.

Yanlış okumadınız beden dili ile... Çünkü 50 dakikalık oyun boyunca tek bir kelime duyuyorsunuz o ise "aferin". Başka tek kelime yok. Boşa beklemeyin. Herşeyi o 12 kişinin yüzünde ve bedeninde gözlemlemek zorundasınız. Ve tamamen pusulasızsınız.

İşte tam bu yüzden çok başarılı bulduğum bir oyun oldu. Çünkü aldığınız ve yaptığınız tüm eleştiriler öznelleşiyor. Size bir ayna tutuyor ve sizin aynada gördükleriniz; sadece sizin objektif gözünüze bağlı. İster üzerinize alır ve oyunun parçası olursunuz, isterseniz bu başkalaşımın dışında kalırsınız.

Dertsiz Oyun'la ilgili detaylı bilgi ve oyun günleri için lütfen buyrunuz; http://www.kumbaraci50.com/index.php?option=com_content&view=article&id=249%3Adertsiz-oyun-kumbarac50-ueclemesi&catid=37%3Ahaber-icerikleri&lang=tr

9 Ağustos 2012 Perşembe

LÖSEV Gönüllüsü Olmak Bir Ayrıcalıktır...



Büyük LÖSEV Ailesi, lösemili&kanserli çocuk ve ailelerin bu zorlu mücadelede yalnız olmadıklarını göstermek için sevgi ve azimle çalışan bir vakıftır. LÖSEV kurulduğu 1998 yılından bugüne dek faaliyetlerini duyarlı kişi ve kuruluşların destekleri ve binlerce GÖNÜLLÜSÜ’nün katkılarıyla gerçekleştirmiş; Türk halkının konu hakkında daha bilinçli ve duyarlı olmasıyla beraber tedavide %91'lere çıkardığı başarısını %100’e çıkartmayı hedeflemiştir.






LÖSEV'e gönlünü veren gönüllüler LÖSEV’in her etkinliğinde aktif rol almakta, vakıf çalışmalarına aktif katılım göstererek çocukları hayata bağlamaktadırlar.

Yüreğinde paylaşım ve sevgiye yer olan herkesi Lösev gönüllüsü olmaya davet ediyoruz.






Lösev gönüllüsü olabilmek için aşağıdaki formu doldurmanız yeterli: http://bit.ly/losevgonullusu
Lösev’i Facebook’ta takip etmek için: www.facebook.com/losev0660
Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınızla destekleyebilirsiniz.




Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

27 Temmuz 2012 Cuma

“Halk bunu istiyor ver gitsin!”


Gazeteci, blogger Nilüfer Türkoğlu’nun Hippi Kız’dan sonra açtığı ve düzenli olarak yazdığı blogu Popüler Mevzular, bugün 1 yaşında…

2009 yılında kurduğu www.hippikiz.com bloguyla bir anda Türkiye’nin ‘hippi kız’ı olarak anılmaya başlayan Nilüfer Türkoğlu, ‘Türkiye’nin en iyi blogger’ı unvanıyla kazandığı ödüllerin ardından çok fazla beklemeyerek 2011 yılında yeni bir blog hayaliyle yeniden klavyeye vuruşunu yaptı. Ortaya ‘Halk bunu istiyor, ver gitsin’ sloganlı, gündemi yakından takip eden blog haber sitesi www.populermevzular.com çıktı.

Ses getiren olayları fazla politika yapmadan, daha çok magazinel yönüyle ele alan Popüler Mevzular, ucuza kaçmadan da halkın isteklerine, beğenilerine karşılık veren bir site olmayı başardı. Okuyucusunu yakalayan enerjisi ve samimi diliyle her gün halkaya pek çok takipçi ekledi.

Nilüfer Türkoğlu’nun editörlüğünü yaptığı blog, sade ve yalın görünümüyle bir tür mikro blog site görünümüne sahip.

Popüler Mevzular ayrıca, Ocak ayında Turkcell Blog Ödülleri’nde NTV sponsorluğunda gerçekleşen ‘en iyi haber blogu’ kategorisinde üçüncü olarak başarısını kanıtladı.

Bugün 1. Yaş gününü kutlayan Popüler Mevzular, herkese hitap etmeyi başarabilen ve anlatımıyla özgün bir içeriğe sahip olan nadir bloglardan biri.

KENDİNİ BÖYLE ANLATAN BİR BLOG: PARDON, KİME BAKMIŞTINIZ?
Popüler kültürden isteseniz de kaçamazsınız! Çünkü o her yerde… ‘Popüler Mevzular’, gazetede okuduklarınıza, okuyacaklarınıza, televizyonda izlediklerinize, izleyeceklerinize özet geçmek için var. ‘Popüler Mevzular’, dar vakitlerinizde “dünyada şu aralar en popüler olayların, şahısların, durum veya şeylerin neler olduğunu’ öğrenebilmeniz için var.

Olan biteni ağdalı bir dille anlatmak yerine herkesin anlayacağı şekilde vermek; görevimiz. Gündemin öne çıkan başlıklarından özel olarak seçtiğimiz haberlere bir de ‘Popüler Mevzular’ın gözünden bakmak ister misiniz? O zaman hoşgeldiniz… Unutmadan, sabah çayıyla iyi gider!

* Nilüfer Türkoğlu'nun kaleminden 1. yıl yazısı...

13 Nisan 2012 Cuma

GDOL Konferansı Notları


Sosyal ağlarda çok fazla zaman geçiren insanlardanım. Gerçi internetteki zamanımı sadece onlarla tüketmiyorum ama hatırı sayılır bir zamanım Facebook, Twitter, Youtube vb. kanallarda geçiyor. Twitter’daki her tweetini takip ettiğim isimlerden biri olan M. Serdar Kuzuloğlu’nun sunacağı GDOL Konferansı’ndan haberdar olmam, sosyal ağları takip etmem sayesinde oldu.

Kendi halinde internetten uzak bir insan olsam, muhtemelen akşam haberlerinde takip edeceğim bir olayı Twitter sayesinde tam zamanında öğrendim ve M. S. Kuzuloğlu’nun davetiye kontenjanından konferansa katıldım. Haliç Kongre Merkezi’ndeki konferansın tam içeriğini bilmesem de; “Online’san Geleceksin” sloganı ilgi çekiciydi. Katılmamak olmazdı. Haliç Kongre Merkezi’ne ilk gidişimin bu vesileyle olacak olması da cabasıydı.

5 Nisan’da düzenlenen tam adıyla GDOL Digital Talk Fest, yerli ve yabancı konuşmacıların; internet, sosyal ağlar, sanal pazarlama ve reklam, oyunlar, sosyal medya yönetimi konularıyla dolu dolu bir konferans programı sundu. Sponsor firmaların molalar sırasındaki ikramları ve çeşitli oyunlarsa konferansın keyifli taraflarındandı.

Tüm konuşmaları aktarmak yerine, aldığım kısa notları paylaşmayı tercih ediyorum. Çünkü tadı damağınızda kalsın, seneye sizler de bu etkinliği takip edin istiyorum.



Konferans notları
• Dolu dolu bir program hazırlamışlar. Gelecek sene de böyle yoğun olacaksa; programı ikiye bölmeleri mantıklı olacaktır. Çünkü saat dörtten sonrasını pek hatırlamıyorum.
• Koltuklara konferans kitapçığı ve kalem bırakılmıştı. Kitapçıkta; konferans programı, konuşmacılar hakkında bilgi ve notlar bölümlerinin olması çok hoştu.
• Rötar yapmasaydı daha keyifli olabilirdi.
• Öğle yemeği için hazırlanan sandviçler daha iyi olabilirdi.
• Sponsor olan dergi ve gazeteleri ücretsiz dağıtmaları hoş bir jestti.
• Konferans sponsorlarından olan Teknosa, Turuncu Kart alanlara “Steve Jobs” kitabını armağan ederek kalbimi kazandı.
• Aralarda çalınan müziklere bayıldım. Çoğunlukta benimle aynı fikirdeydi. Bu şarkı listesi mutlaka sanal ortamda dağıtılmalı.
• Nesine.com oyuncak makinesi, kazı kazanlar ve hediye çekilişiyle en çok ilgi gören sponsorlardandı.




Konuşmacılardan notlar
• “Ortak meraklar ve olaylar insanları birleştirir.” “Digital ve gerçek anlamda duygusal bağlar kurmak önemlidir.” John Naisbitt (Naisbitt China Institute Yönetim Kurulu Başkanı, Yazar ve Danışman)
• “Etkileşimi değiştirmezseniz, algıları değiştiremezsiniz.” Rufus Weston (BBC Global News, Digital Pazar Yöneticisi)
• “Kaç kişi tanıdığınız değil, kimi tanıdığınız önemlidir.” Adam Ostrow (Mashable Inc. Genel Yayın Yönetmeni)
• “Bir değeri kullanamıyorsan, o değer değil; israftır.” “Parasını ödeyerek kullandığımız şeyler değerdir.” Lisa Gansky (Girişimci, Yatırımcı, Yazar, Dos Margaritas Direktörü)
• “Seçenek sunmak iyidir. Seçenek özgürlüğü iyidir.” “Seçim ekosistemi iyileştirir.” Arkady Volozh (Yandex Baş Kurucusu ve CEO)
• Erdil Yaşaroğlu kendi başına keyifliydi. Gülmekten söylediklerini not alamadım. Kahkahayı not alamazsınız.
• “Digital Darwinizm çağını yaşıyoruz.” “Barışçıl bir devrimin parçalarıyız.” “Liderlik kazanılır.” Brian Solis (Dijital Sosyolog, Fütürist, Altimeter Group Baş Analisti)

Her söylediğini not almaya çalıştığım isim; Serdar Erener’den notlar
“Akıl duyguyla çalışır.”
“Kulak gözden daha iyi çalışır.”
“Büyüme akılda değil, gönülde başlar.”
“Mesaj veya telefon zili sesi mutluluk hormonu salgısına neden oluyormuş.”
“Duygu bombası ile satmayacak marka yoktur.”

Haliç Kongre Merkezi notları
• Ulaşım sandığım gibi zor değildi. Taksim veya Eminönü’nden otobüse binince Sütlüce durağından 5 dakikalık yürüyüş mesafesinde.
• Çalışanlar güleryüzlü.
• Konferans çok kalabalıktı ama etraf sürekli tertemizdi. Özellikle tuvaletler.
• Hamidiye sularını ücretsiz dağıtıyorlardı ama bende çoğunlukla aynı fikirdeyim; başka alternatif olsa Hamidiye su içmezdim.

Konferans hakkında benim anlatmadığım detaylar için;
http://www.gdol.com.tr/program.aspx
https://www.facebook.com/#!/GenerationDOL